Heyy BEN BURCU YAZDIĞIMI GÖRÜYOSAN BENİ ARA KONUŞALIM BOŞALTİM SENİ :))
NUMARAM: 0035 351 57 32

üniversiteye hazırlanıyordum

O zaman henüz 18 yaşındaydım. Liseyi yeni bitirmiş ve üniversiteye
hazırlanıyordum. Ders çalışmaktan sıkıldığım zamanlarda, kırlara
tarlalara gezmeye çıkardım. Ailemle beraber köyde yasar ve çiftçilikle
uğraşırdık. Yine bir gün tarlalarımızı gezerken ekili seker pancarinda
koyun otlatılmış olduğunu gördüm.” Aman Tanrım onca emeğimiz heba oldu”
diye üzülüp sinirlendim. Kim yapmıştı bu pisligi acaba? Ertesi gün
tufegimide yanıma alarak seker pancarı tarlasına gittim ve
böğürtlenlerin arasına saklanıp beklemeye başladım. Mal canin
yongasıydı, evimizin geçim kaynağıydı. Fazla eklemedim bir sure sonra
uzaktan duyulan koyun çanlarının sesi giderek yaklaşmaya başladı. Ve
koyunlar alışık oldukları tarlaya hızla doluştular. Gözlerim çobanı
aradı. O da koyunlarının başında onların pancarları yemesini izliyordu.
Fakat bu çoban bir kızdı. Evet evet bu bir kızdı. Onyedi onsekiz
yaşlarında güzel yüzlü minyon bir kızdı.

Çok sinirli olmama rağmen onu görünce birden sinirim geçti. Tepeden
tırnağa söyle bir baktım. 160 boylarında zayıfça fakat oldukça iri
memeleri ve dolgun kalçaları vardı. Sari saçları iki orgu ile ortadan
ayrılmış ve kırmızı bir yazma ile yarısı örtülü idi. Üzerinde çiçek
desenli eski bir elbise ve altında yine çiçek desenli bir don vardı.
Birden karşısında beni görünce irkildi. “Seni hırsız seni nedir senin bu
yaptığın dedim.” “Vallahi ağabey koyunları tutamadım tarlaya
giriverdiler ne olur affet” dedi.” Olmaz koyunlara el koyacağım baban
zararı ödeyip koyunları alsın” dedim.”Ne olur yapma ağabey babam beni
oldurur. Ne olur affet gideyim” diye ellerime sarıldı. Bu arada o kadar
çok sokulmuştu ki adeta birbirimize sarılmıştık. Aletim birden uyandı ve
pantolonumu zorlamaya başladı. “Benimle sevişirsen bırakırım”
deyiverdim.”Yaa bir gören olursa.. hem ben kızım..” dedi. “Olacak canim
sadece sevişiriz içine sokmam korkma hadii “dedim. Başını önüne eğdi,
utancından kıpkırmızı olmuştu.”Peki öyleyse” sözü dudaklarından
dökülüverdi. Elinden tuttum ve böğürtlenlerin arasına oturdum. Üzerine
uzanıp dudaklarından öpmeye başladım. Heyecandanmi korkudanmi bilmem
tirtir titriyordu. “Sakin ol, korkma canim” diye kulağına fısıldayıp
gerdanından öpmeye başladım. O da yavaş yavaş havaya girip ensemi ve
saçlarımı okşamaya başladı. Elbisenin düğmelerini çözüp memelerini
okşamaya başladım. İçinde sutyen yoktu ve memeleri mermer gibi sert ,bir
o kadar da pürüzsüzdü. Artık iyice havaya girmiş zevkten inim inim
inliyordu. Elbisesini çıkartmasını söyledim. İtiraz etmeden çıkardı.

Tanrım ne güzel memeleri vardı. Meme uçları heyecandan dimdik olmuştu.
Önce dilimle meme uçlarının etrafını yaladım. İnlemeleri giderek
artıyordu. Memelerimi okşayıp hoyratça emmeye başladım. Elimi donundan
içeri sokup amini ellediğimde aminin sırılsıklam olduğunu gördüm. Orta
parmağımla söyle bir yokladım, çok dardı ve parmağım girmiyordu. Donunu
çıkartmama hiç tepki göstermedi. Sanki oda zevkten uyuşup sarhoş
olmuştu. Kılları henüz tam çıkmamış çıkan kıllarda yeni temizlenmiş
kalın diş dudakları olan küçücük kutu önümde sere serpe yatıyordu. Bu
görüntü deli olmama yetmişti. Aletim sanki pantolonumu delip çıkacaktı.
Dayanamayıp pantolonumu çıkardım. 18 cm. uzunluğu ve 6.5 cm kalınlığı
olan kocaman kut baslı mermer gibi sert, damarlı aletim sanki
patlayacaktı. O küçük kutuya sürtmeye başladım. Kız deli oluyor başını
iki yana sallayıp zevkten inliyordu. Kalın dudaklar arasına yerleşmeye
çalışan koca yarak sanki şeftaliyi ikiye ayıran bir bıçak gibiydi. Ben
kutuya girmek için zorluyor oda bacaklarını belime dolamış bana
olabildiğince yardim ediyordu. Bu gayretle aletimin kafası içeriye
girmişti. Artık 2-3 cm. kadar içindeydim .Öylesine gidip gelmeye
başlamıştım. Kız altımda deliriyordu.Fakat bir turlu içine tam
giremiyordum. Sonunda dayanamayıp bir volkan gibi patlarcasına boşaldım.
Kız o anda sanki bir rüyadan uyanmış ve korkunç bir çığlık atmıştı.
Hemen üzerinden çekildim. Penisimin dışarı cikmasiyle beraber o küçük
kutudan kan yürümüştü. Bacaklarından kanlar sızıyor, amcigi meni ve kan
bulaşığı içinde berbat görünüyordu.İste o anda benimde aklim başıma
geldi. ” Tanrım ne yaptım ben?” dedim. Korkarak ona baktım. Yerde
bulduğu pis bir bez parçasıyla temizlenmeye çalışıyordu. ” Ben ben
o…özür dilerim dedim.” O gözlerimin içine baktı ve artık faydasız
“dedi. Gözlerinden yaslar tesbih tanesi gibi dökülüyordu. Giyindi,
koyunlarını topladı ve surdu. Arkasından “Hey ! adin” dedim” Adin neydi
senin “. Dondu buruk bir gülümsemeyle Çoban Kız” dedi. . Bugün 38
yaşımdayım ve o günü daha dün gibi üzülerek hatırlarım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir